Arama Logo
SENİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ

Spor yazarlarından Fenerbahçe - Altay maçı yorumu




12
YAZARLARDAN YORUMLAR
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Altay'ı 2-1 mağlup ettiği mücadeleyi köşelerinde değerlendirdiler.
11
"VAZGEÇMİYORUZ MESAJI VEREN BİR TAKIM"
GÜRCAN BİLGİÇ/FOTOMAÇ: İsmail Kartal'ın Kadıköy buluşmasında taraftarlarına sadece galibiyet değil, mücadele eden, isteyen, arayan ve pozisyonlar bulan bir takım gösterme amacı vardı. Özgüvenin bıçak sırtında olduğu takımın ayağa kalkması için elini çabuk tutması gerekiyordu. Fakat tam saha baskıyı soluksuz uygulayan bir rakip vardı karşılarında. Bu noktada İrfan Can, bu takıma neden transfer edildiğini gösterecek fırsatı buldu. İlk gole, hem pişirip, hem yiyen bir usta gibi ismini yazdı. Asistin sahibi Serdar Dursun'a, ikinci golün ortasını da yaparak çok ihtiyaçları olan "öne geçme" sayısına ulaştılar. Soğuk geceyi ısıtan sadece "kazanmak" değil. 4-1-4-1 ile kanatları beklerle kullanmak isteyen İsmail Hoca, ikinci 45'te sol kanadın iki oyuncusuna da (Szalai- Pelkas) hamle yaptı. Ferdi ile sola hareket geldi, Osayi'nin öne gelmesiyle birlikte Nazım Sangare de hücumun bir parçası oldu. Hem oyunun, hem skorun üstünlüğünün sağlandığı bu bölüm, Altay'ı da kaleden uzak tutarak, tek şutta kalmasını sağladı. Gencecik kalecisi, resital yapar gibi oynayan Osayi ve Ferdi, skora damgalarını vuran İrfan Can ve Serdar Dursun'la, taraftarına "vazgeçmiyoruz" mesajını veren bir takım seyrettik.
10
"İYİ OYNAMASA DA 3 PUAN"
ÖMER ÜRÜNDÜL/SABAH: Fenerbahçe'den yine olumlu bir futbol ve çok kolay bir galibiyet beklemiyordum. Nedeni de şuydu; basit bir futbol mantığım var. Sezon başından beri bir sistem oturmamış. Kaliteli futbolcuların üst düzey fiziki yetersizlikleri var. Sürekli değişik kadrolarla sahaya çıkılmış. Oyuncuların görev yerleri ile de devamlı oynanıyor (Son örnek de dün gece Ferdi ilk yarı sağ açık, ikinci yarı sol bek). Bu görünüşteki bir takımdan başarılı bir futbol beklemek mümkün değil. Dün de öyle oldu. İlk 35 dakika Fenerbahçe sahada yokları oynadı. Bu arada skor dezavantajına da düştü. 37. dakikada İrfan Can kendi yarattığı pozisyonu zorlayarak takımına beraberliği sağladı. Bundan sonra Fenerbahçe daha baskılı ve etkili oynamaya başladı. İkinci yarı oyunu Fenerbahçe domine etti. Altay tamamen oyundan düştü. Sonra bir duran topta Serdar Dursun'un klasik bir ters kafa vuruşlarından birisiyle skor avantajı elde edildi. İyi oynamasa da üç puanın sahibi oldu. Çok öne çıkan bir oyuncu yoktu. İlla isim vermek gerekirse, Osayi ve tam hazır olmamasına rağmen Crespo derim. En azından yüreğiyle oynuyor.
9
"SABIR DOSTLAR, SABIR"
EMRE BOL/FOTOMAÇ: İsmail hoca yanlışları, doğruya çevirmek için elinden geleni yapıyor. Psikolojisi bu kadar bozuk bir oyuncu grubunu yeniden oyuna sokmak öyle kolay değil elbette. Bize kaybetse de topu yiyecek adam lazım, gol olduğunda Crespo gibi sevinecek adam lazım, taca çıkacak topu koşup çıkaran adam lazım. Sonuçlar önemli değil inanın. Kaybetse de Fenerbahçeli gibi kaybeden adam lazım. İrfan Can hangi takıma gitse inanın yıldızı olur. Gelin görün ki sıkıntılı Fenerbahçe'nin içinde kendini göstermeye fırsat bulamadı. Altay karşısında yüzde 100 pas isabetiyle oynadı, 1 gol 1 asist yaparak maçın yıldızı oldu. Şampiyon olmak her şey demek değil. Önemli olan eldeki değerlere sahip çıkmak. Ne yazık ki Fenerbahçe taraftarı bu konuda yetersiz. İsmail Kartalı'n bu durumu çözecek yegane teknik adam olduğunu düşünüyorum. Sadece biraz sabır Fenerbahçeli dostlar...
8
"ÖYLE YA DA BÖYLE BİR YOLDA"
ERCAN GÜVEN/MİLLİYET: Kadıköy’deki mücadele sadece üç puanlık bir maç değildi Fenerbahçe için; İsmail Kartal’ın taşlarını döşediği, üzerinde başta İrfan Can tüm futbolcuların memnuniyetle koştuğu “yeniden takım olma yolunda” bir başlangıçtı. Fenerbahçe ilk yarıyı sahaya ağırlığını koyarak tamamlayıp ikinci devre için sahaya çıktığında İsmail Kartal, Pelkas ve Szalai’yi dışarı aldı. Yerini Valencia’ya bırakan Pelkas tamam da Szalai takımı yeniden kurgulamak içindi. Nazım girdi, Ferdi sola geldi çünkü. Böylece Fenerbahçe ilk yarıda sıkıntı yaşadığı Sosa ve Crespo’nun da içinde olacağı nispeten tempolu set oyunu oynayabildi, Valencia ile rakip kale önünde daha hareketlendi. Üst üste kazanılan serbest vuruşlardan birinde İrfan Can, Serdar Dursun’un kafasını nişanladı ve öne geçti Fenerbahçe. İrfan Can’ın Serdar Dursun’u kollaması bununla bitmedi, 76’da kaptığı topla kaleciyi de geçip açısı azalsa da atabilecekken golü Serdar’a attırmak istedi. İlk yarıda golü attıktan sonra Mesut Özil’e gitmesi de var İrfan Can’ın… Sahadaki lider olmak istediği belli. İsmail Kartal 77. dakikada İrfan Can ve Sosa’yı kenara aldı, Mesut ile Zajc hamlesi yaptı. Mesut genç takımdan gelmiş bir futbolcu gibi görevini yapmaya çalıştı. Hoca da kimseyi kaybetmek istemiyor, herkesi istim üstünde tutmayı düşünüyor besbelli. Öyle ya da böyle bir yola girdi Fenerbahçe… Sonu nereye varır bilinmez ama bir yola sahip olmak da küçümsenemez.
7
"EN BÜYÜK SIKINTI ÖZGÜVEN"
İLKER YAĞCIOĞLU/TAKVİM: Dün gece ilk 45 dakikayı Fenerbahçe boşa geçirdi. Ofansif olarak üretemedi buna karşın Altay'ın da kontra ataklarına engel olamadı. Yani İsmail hocanın ön bölgede oynama felsefesi rakibin kontra ataklarına engel olamayınca gerçekleşmedi. İkinci yarıya başlarken yapılan doğru değişikliklerle maçın gidişatı değişti. Nazım sağ beke, Osayi, Nazım'ın önüne Ferdi de sol beke geçince sistem daha iyi işlemeye başladı. İkinci yarıdaki baskı da Fenerbahçe'ye istediği golü ve özlediği 3 puanı getirdi. İrfan Can sahanın en başarılı oyuncusuydu. Hem çok güzel bir gol attı hem de duran topta güzel bir orta yaparak Serdar Dursun'un gol atmasını sağladı. İsmail hocanın dediği gibi bu takımın en büyük sıkıntısı özgüven eksikliği. Oyuncular kapasitesinin çok altındalar. Bu yüzden alınan bu galibiyet moral olarak Fenerbahçeli oyuncuları oldukça yukarıya çıkaracaktır. Tek ihtiyaç duyulan şey artık seri galibiyetler.
6
"DAHA NEYİN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR?"
ENGİN VEREL/AKŞAM: Başkan Sayın Ali Koç'un, "Hoca için yurt dışına çıkıyorum. Bir iki hafta içinde yeni teknik direktör belli olur" açıklamasından 2 gün sonra İsmail Kartal'ı bu göreve getirmesi kulüpteki zihinsel dağınıklığı da çok net şekilde ortaya koyuyor. Her seferinde "Fenerbahçe'nin her zaman B planı vardır" diyen Başkan'ın belli ki bir planı yok. Aklına ne eserse onu yapıyor. Hal böyle olunca da futbolcular da saha içinde İsmail Kartal'ı küçük düşürebilecek hareketleri yapmaktan çekinmiyorlar. İrfan Can'ın gol attıktan sonra çiçeği burnunda hocası İsmail Kartal'a koşup onu onore etmesini bekliyorsunuz ama o Mesut Özil'e koşuyor. Bu pek manidar kutlamanın ne anlama geldiğini ben yorumlamakta güçlük çektim. Zira kendi sahanda ligin sonuncusu Altay'a karşı beraberlik golünü atıyorsun. Ben de bu tabloya bakıp acaba Mesut Özil'i İsmail Kartal mı kesti, yoksa Mesut kendi kendini mi kesti karar veremiyorum. Altay karşısında kazanmış olmak elbette puan açısından önemli ama Fenerbahçe'nin büyüklüğüne ve kadro kalitesine yakışır bir oyun olduğunu söylemek imkansız. Her hafta 11'i değişiyor, kaptanı değişiyor, hocası değişiyor ama futbol adına olumlu bir değişiklik yok. Merak ediyorum düzelmek için daha neyin değişmesi gerekiyor.
5
"FARKLI BİR SKOR ÇIKABİLİRDİ"
BÜLENT TUNCAY/KARAR: İsmail Kartal devre arasında doğru hamlelerle takımın üzerindeki hantallığı attı. İlk yarıda verim alamadığı iki ismi çıkardı, Szalai- Nazım ve Pelkas- Valencia değişiklikleri sonrası Samuel kanada geçti ve Fenerbahçe’nin oyundaki ağırlığı arttı. Sosa’nın daha ileride oynamaya başlaması da hücum kalitesini yükseltti. Sağlı sollu gelen ataklardan bunalan Altay takımı kendi yarı alanından çıkamaz hale gelmişti. Altay’ın iyice kapanması ve topu Fenerbahçe’ye bırakması büyük bir hataydı ve ev sahibi ekip bu hatayı affetmedi, cezayı kesti. İrfan Can’ın serbest atışında Serdar Dursun’un kafa vuruşu Altay duvarını yıktı. İsmail Kartal’ın son bölümdeki değişiklikleri de yerindeydi. Yorulan Sosa ve İrfan Can’ın yerine Zajc ve Mesut’u alarak yakalanan temponun düşmesine izin vermeyen değişiklikler yaptı. İrfan’ın, Mesut’un pozisyonları golle sonuçlansa ortaya farklı bir skor da çıkabilirdi. Sonuç olarak güç farkının belirgin olduğu maçta kazanan güçlü taraf oldu. Ancak maçın esas galibi İsmail Kartal’dı. Doğru değişiklikler ve takım içindeki oyuncu yer değişiklikleri ile ikinci yarı takımını dönüştürdü, ekibinin performansını artırdı.
4
"KUŞKUSUZ GECENİN YILDIZIYDI"
HİLMİ TÜRKAY/CUMHURİYET: Eğer bugün futbolda istikrar yoksa baş sorumlu kulüpleri yöneten kişilerdir. Canlı örnek F.Bahçe Başkanı Ali Koç. Geldiği günden bu yana 9 teknik direktör değiştirdi. Uzun vadeli kalan yok. Sürekli sistem değişiyor. Gel de futbolcudan performans bekle. Böyle başarı mı sağlanır? Şimdi Koç, yeni sezon için 10. teknik direktörünü arıyor. Pes vallahi! F.Bahçe kıymet nedir bilmiyor. 3.5 yıldır takımın golcüsü yokken teknik direktörler Ersun Yanal ile Erol Bulut’un işe yaramaz diye gönderdiği Frey, Samatta, Slimani ve diğerleri Avrupa’da şov yapıyor. Bugün Frey’in attığı gol sayısı; Valencia, Serdar Dursun ve Berisha’nın toplamından fazla. Sadece Frey mi? Sarı-Lacivertlilerde daha ne cevherler vardı teknik direktörlere takılan. İsmail Kartal, Altay maçı öncesi iddialı sözler söyledi, şampiyonluktan bahsetti. Ancak ilk yarıdaki F.Bahçe durgun bir görüntü çizdi. İkinci devre değişikliklerle Sarı-Lacivertliler toparlandı, tempolu oynadı. Kuşkusuz İrfan Can, attığı gol ve yaptığı asistle gecenin yıldızıydı. Kartal, takımın psikolojisini toparlarsa seri galibiyetler gelebilir.
3
"BAKIŞ AÇIMIZ KAYDI"
METİN TEKİN: Bu oyun taraftar için oynanır. Bunu çok net söylemek lazım. Seyirci nasıl oyunu tercih ediyorsa onu oynayacaksınız. Evet, Fenerbahçe bugün maçı kazandı ama seyirci şuna inanıyor mu? Fenerbahçe çıkar kendi sahasında gümbür gümbür oynar ve kazanır, bence inanmıyor. Bunu dedirtemedi takım, sadece maçı kazandı. İstanbul takımları içerde 1-0 gibi düşük skorla kazandığı zaman tamamdır diyoruz. Skoru yeterli buluyoruz o durma geldik artık. Kadıköy maçları, Kadıköy kültüründe çıkar anadolu takımına karşı net 7-8 pozisyona girer 3-4 farkla biter, 2 farkla biter, net oyunlar vardır. Bölüm bölüm yüksek tempoda geçer ama şimdi bunları göremiyoruz maçı kazandığında tamamdır diyoruz.
2
"MESUT, İLK 11'DE OYNAMALI"
NİHAT KAHVECİ: Öncelikle Mesut iyiyse maça ilk 11'de görmeyi bekleyen biriyim çünkü bir dünya yıldızından bahsediyoruz. Ama Mesut kulübedeyken sahanın içine yine yararlı oldu. Nasıl oldu? İrfan golü attı gitti Mesut'u öptü sonra sahanın içine girdi ve asist yaptı. Valencia bu takımın en önemli oyuncularından biri Özellikle fizik olarak iyi olduğunda istikrarlı bir oyuncu. İrfan'ın performansı bugün yine çok iyiydi ama ben Ferdi'yi tebrik etmek istiyorum. Nereye koyarsan koy, iyi performans verebiliyor. İrfan Can Kahveci, ligimizdeki en iyi orta sahalardan biridir ve hep dedik ki Başakşehir'de 8 pozisyonunda oynuyordu dedik. Bugün İsmail hoca çok doğru bir dizilişle sahaya çıktı ve İrfan'ı 8 oynattı. Performansı da fark edildi. Beklenti olan ve eleştirilen oyuncuların en iyi ilacı gol veya asist üretmektir.
1
"EMİN OLAMADIM"
ÖNDER ÖZEN: İlginç bir maç izledik. Son 15 haftanın puan durumu yapılsa büyük farkla son sıralarda bulunan bir takımla oynadı Fenerbahçe. Bu zayıf rakibe karşı saygı duyulası bir Serdar dursun performansı gördüm. Büyük bir gayret var. Büyük bir özveriyle futbol oynadığını görüyorum. Saygıyı ve alkışı hak ettiğini düşünüyorum. Aynı şekilde saygı dulası bir kalite İrfan Can'dan şahane bir gol ve iyi bir gol pası yaptı. Saygı duyulası bir Kim Min-Jae performansı. Her maçta maçın dakikasını skorunu ayırt etmeksizin müthiş bir profesyonel tavır ortaya koyuyor ve son olarak saygı duyulası bir 8.700 Fenerbahçe taraftarı. Onlar da bu soğuk havada takımlarının yanındaydı. Bardağın dolu tarafında bunlar var. Skor tamamdır, 3 puan da tamamdır. İkinci maçı İsmail hocanın, kendi ortalamasını yakalarsa maç başı 2 puan gibi görülecek o da tamam ama 8 bin 700 kişi bu koşullarda gittiyse Kadıköy'e nitelikli oyuncularla nitelikli futbol görmek haklarıdır. Peki bu oldu mu? İşte bundan emin olamadım.